Okul Aile Birliklerinin mali yapısı ve okullarla bağlantılı para hareketleri yeniden gündemde. Okul gezileri, özel firmalara yapılan ödemeler ve bağışların kaynağına ilişkin denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini isteyen Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, Millî Eğitim Bakanlığına şeffaflık ve izlenebilirlik çağrısında bulundu.
OKUL AİLE BİRLİKLERİNDE PARA AKIŞI NE KADAR ŞEFFAF?
Devlet okullarında faaliyet gösteren Okul Aile Birliklerinin mali işlemleri, şeffaflık ve denetim boyutuyla yeniden tartışmaya açılıyor. Bağışlardan okul gezilerine, organizasyonlardan harcamalara kadar uzanan mali süreçlerde, paranın hangi kaynaktan geldiğinin ve nerelerde kullanıldığının eksiksiz biçimde kayıt altına alınması gerektiği vurgulanıyor.
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, okullarla bağlantılı mali hareketlerin yalnızca banka kayıtlarında görünen işlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek mevcut denetim sisteminin kapsamlı biçimde değerlendirilmesini gündeme taşıdı.
Tartışmanın merkezinde ise şu soru bulunuyor: Bir devlet okuluyla bağlantılı bütün para hareketlerinin ilk kaynağı, aktarılma gerekçesi ve nihai kullanım amacı geriye dönük olarak eksiksiz biçimde belirlenebiliyor mu?
100 ÖĞRENCİLİK GEZİ ÖRNEĞİYLE DENETİM SORUSU
Okul gezileri ve özel firmalar aracılığıyla gerçekleştirilen organizasyonlar, mali denetimin önemini ortaya koyan örnekler arasında gösteriliyor. Velilerin ödemelerini doğrudan hizmet sağlayıcı firmalara yaptığı bu tür faaliyetlerde, para akışının bütün aşamalarıyla izlenebilmesi gerektiği belirtiliyor.
Yıldırımer’in gündeme getirdiği tamamen varsayımsal senaryo, denetim sisteminin olası bir para aktarımını nasıl takip edebileceği sorusu üzerine kurulu.
Örneğin 100 öğrencinin katıldığı bir okul gezisinde velilerin ücretleri doğrudan organizasyonu düzenleyen firmaya ödediği düşünülsün. Varsayımsal olarak firma, organizasyondan elde ettiği gelirden bir miktarı nakit biçimde okul yöneticisine veya okulla bağlantılı başka bir kişiye aktarsın. Daha sonra bu tutar, başka bir kişi aracılığıyla Okul Aile Birliği hesabına “bağış” açıklamasıyla yatırılmış olsun.
Böyle bir durumda banka kayıtlarında görülen işlem, hesaba yapılan bir bağıştan ibaret olabilir. Ancak paranın ilk kaynağının kim olduğu ve hangi gerekçeyle aktarıldığı gibi sorular ayrıca önem kazanır.
Paranın asıl kaynağı firma mı, yoksa hesaba yatıran kişi mi?
Ödeme ile okul gezisi veya hizmet alımı arasında bir bağlantı bulunuyor mu?
Aktarımın gerekçesi ve amacı kayıtlarla doğrulanabiliyor mu?
Para hareketinin bütün aşamaları geriye dönük olarak takip edilebiliyor mu?
Bu soruların yanıtlarının, yalnızca son banka işleminin açıklamasına bakılarak belirlenemeyebileceği ifade ediliyor.
“BAĞIŞ” AÇIKLAMASI TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?
Mali kayıtlarda bir işlemin bağış olarak gösterilmesi, paranın ilk kaynağını ve aktarılma nedenini her durumda tek başına açıklamayabilir. Bu nedenle okul hesaplarına giren tutarların yanı sıra, paranın hangi aşamalardan geçerek hesaba ulaştığının da denetlenebilmesi gerektiği belirtiliyor.
Yıldırımer’in açıklamasında örnek olarak verilen senaryonun herhangi bir okulda yaşandığına ilişkin bir iddia bulunmuyor. Herhangi bir okul, yönetici, öğretmen, Okul Aile Birliği üyesi veya firma hakkında suçlama ya da usulsüzlük isnadı yapılmıyor.
Gündeme getirilen konu, kişilere yönelik bir ithamdan ziyade sistemin olası riskleri önleme ve ortaya çıkarma kapasitesiyle ilgili.
Asıl tartışma, mevcut düzenlemelerin varsayımsal olarak tarif edilen bir para aktarımını engelleyip engelleyemeyeceği ve böyle bir işlem gerçekleşirse kaynağından son kullanımına kadar izini sürmeye yeterli olup olmadığı üzerinde yoğunlaşıyor.
MEB’E ÇAĞRI: TÜM MALİ SÜREÇLER YENİDEN DEĞERLENDİRİLSİN
Okul Aile Birliklerinin para kabul etme ve harcama süreçlerinin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ülke genelinde yeniden incelenmesi öneriliyor. Mevcut denetim mekanizmalarının yeterliliğinin değerlendirilmesi ve mali işlemlerin daha şeffaf hâle getirilmesi çağrısı yapılıyor.
Bu kapsamda öne çıkan öneriler şöyle:
Elden gerçekleştirilen mali işlemlerin mümkün olduğunca azaltılması ve işlemlerin elektronik sistemler üzerinden yürütülmesi.
Bağışların kaynağının, aktarılma gerekçesinin ve harcama amacının kayıt altına alınması.
Okulla ticari ilişkisi bulunan firmalardan veya bu firmalarla bağlantılı kişilerden gelen bağışların ayrıca izlenebilir olması.
Okul gezileri ve benzeri organizasyonlarda hizmet alımı ile bağış arasındaki olası bağlantıların denetlenebilmesi.
Gerekli görülmesi hâlinde Okul Aile Birliklerinin mali yetkilerinin yeniden düzenlenerek daha merkezi ve doğrudan denetlenebilir modellerin değerlendirilmesi.
AMAÇ: VELİ KATKILARI VE OKUL YÖNETİMLERİ GÜVENCE ALTINDA OLSUN
Şeffaflık çağrısının temelinde, velilerin yaptığı katkıların ve kamu kaynaklarının korunması kadar okul yöneticileri ile Okul Aile Birliği üyelerinin de olası şüphe ve iddialardan korunması hedefi bulunuyor.
Mali işlemlerin açık, izlenebilir ve denetlenebilir olması, hem kaynakların kullanımına ilişkin güvenin güçlendirilmesi hem de ortaya çıkabilecek soru işaretlerinin somut kayıtlarla açıklığa kavuşturulması açısından önem taşıyor.
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer’in gündeme taşıdığı değerlendirmede, Millî Eğitim Bakanlığının Okul Aile Birliklerinin mali yapısını kapsamlı biçimde ele alması ve olası risklere karşı daha güçlü denetim mekanizmalarını değerlendirmesi isteniyor.
Tartışmanın odağında kişiler değil, sistemin yeterliliği bulunuyor: Okullardaki para hareketleri gerçek kaynağından nihai harcamasına kadar takip edilebiliyor mu? Bu soruya verilecek yanıtın, okul-aile ilişkilerinde şeffaflık ve güven bakımından belirleyici olacağı ifade ediliyor.